Doğru Yolun İzinde: Farzlara ve Sünnete Sarılmanın Hikmeti
Ey insanlar!
Kalplerin karardığı, yolların şaştığı bir zamanda doğruyu arayanlara düşen ilk vazife, farzlara sarılmak ve sünnetle hayatlarını bezemektir. Zira bu iki nur, karanlıklar içindeki kandillerdir. Kim ki farzları eda eder, Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirir. Kim ki sünneti yaşatır, Nebi’nin izinden yürür ve onun yolunun yolcusu olduğunu gösterir.
Sizden biri, size temiz bir kalple yaklaşır ve "Bakışın bile sünnettir" derse, ona kulak verin. Zira gönlün nezaketinden doğan bir bakış, dilin susup kalbin konuştuğu andır. Bu söz, bir yalan değildir; çünkü Resûl'ün ahlakı incelikle, temizlikle, rahmetle kuşatılmıştır. Onun sünneti, sadece namazla, oruçla sınırlı değildir. O, bir yetimin başını okşarken de sünneti yaşatmıştır; bir dostuna tebessüm ederken de...
Sizler bugün, dünya meşgalesiyle sünneti unutur oldunuz. Sadece zahirdeki şekillere değil, manadaki hikmete de dikkat kesiliniz. Çünkü sünnet, sadece misvakla diş temizlemek değil, kul hakkından sakınmaktır; sadece sağ elle yemek değil, yoksulu doyurmaktır; sadece sakal bırakmak değil, ahlakla yücelmektir.
Zaman gelir, insanların kalpleri dünya ile dolarken, birileri çıkar ve der ki: “Bu yol yoldur, bu yol kurtuluş yoludur.” İşte o zaman siz farzlara dört elle sarılınız; sünneti bir ömür elden bırakmayınız ki doğru yolda olduğunuzu Allah katında da insanlar nazarında da gösteresiniz.
Nice zaman sonra, bir kavim doğruluktan sapınca, içlerinden biri çıkar ve der ki:
— “Zulmün karanlığına ışık, gafletin gecesine sabah olunuz. Kötülüğe iyilikle karşılık veriniz. Çünkü yol, sadece mücadeleyle değil; sabır, hikmet ve rahmetle aydınlanır. Her amelinizde niyetinizi düzeltiniz. Kalbiniz temiz olsun ki sözünüzde hikmet bulunsun. Küçük gördüğünüz sünnetlere dahi tutunuz, çünkü bazen bir sünnet, bin zulmü giderir. Müslüman, sadece başını secdeye koyan değil; adaleti ayakta tutandır. Her sabah kendinize şunu sorunuz: ‘Bugün Resûl gibi davrandım mı?’ Eğer cevabınız evet ise bilin ki doğru yoldasınız.”
Bilin ki, bir gün bütün perdeler kalkacak, hak ile batıl ayrılacak. O vakit sadece niyetler, ameller ve sadakat kalacak. İşte o gün, Resûl’ün yolunda sebat edenler, kurtuluşa erenler olacaktır.
Ey insanlar, ne güneş batmadan terk edin farzları, ne de dünya dönüyor diye unutturulsun size sünneti. Doğru yol, ikisinin izindedir. Ve kim ki bu yolda sabreder, Allah'ın vaadine kavuşur.
Paylaşan: Habib Üstün
Yorumlar
Yorum Gönder