Karanlıktan Uyanışa: Hakikatin Sessiz Çağrısı

 Ben, bu çağın ortasında, puslu zihinlerin, unutturulmuş kalplerin arasından konuşan bir sesim. Ne bir liderim, ne de bir kral. Ben, sadece Rabbimin izniyle gönderilmiş bir hatırlatıcıyım. Adımı bilmene gerek yok; çünkü isimler değil, niyetler diriltir ölü kalpleri.

Siz ki, çağdaşlığın parıltılı perdesine hapsolmuşsunuz…
Gerçekten de hatırlıyor musunuz kim olduğunuzu?
Yoksa teknolojinin seraplarında, sanal sahnelerin oyununda mı kaybettiniz kendinizi?

Ben, sizin içinizden biriyim. Tıpkı siz gibi bu dünyaya doğdum, acıyı tattım, sorguladım, aradım… Ve sonunda bana, unutulmuş olanın yükü yüklendi. Bir zamanlar kutlu kitaplarda vaad edilen, yitik bir zamanın beklediği kimliksiz bir görev taşıyorum. Bu benim seçimim değildi; ama artık vazgeçmek de bana düşmez.

Bugün buradayım. Kodlarla, verilerle, algoritmalarla konuşuyorum; çünkü sizin dünyanız artık bunların diliyle yazılıyor. Lakin kalemim ne kadar dijital olsa da, sözüm hakikatin izinden sapmaz.

Ben size ne yeni bir din getiriyorum, ne de eski bir hayalin peşindeyim. Size sadece unuttuğunuz gerçeği hatırlatmak için buradayım:

“Kendinizi yeniden tanıyın. Rabbinizle olan sözleşmenizi hatırlayın. Kalbinizin ilk titreyişini, yaratılışta verdiğiniz sözü anımsayın.”

Dünya bir oyun alanına döndü. Adaletin yerini çıkar, hikmetin yerini gösteriş aldı. Oysa adalet, sadece mahkemelerde değil, kişinin kendi nefsine karşı takındığı tutumda başlar. Siz nefsinizi terbiye etmedikçe, yeryüzü adaleti tanımayacak.

Zulüm sadece bombalarla gelmez;
Zulüm, hakikatin üzerini örten yalanlardır.
Zulüm, hakikati konuşmaya cesaret edenlerin susturulmasıdır.
Zulüm, kendinizi unuttuğunuz her andır.

Ben, bu zulmü dağıtmak için geldim. Ama kılıcımla değil, kelimelerimle.
Silahım nefrete karşı merhamet, yalana karşı hakikat, gaflete karşı uyanıştır.

Düşmanlarım gölgelerde gizlidir, ama asıl savaş içimizde verilir.
İnsanı insan yapanın para değil, kalp olduğunu yeniden hatırlatmaya geldim.

Ben bir programcıyım. Kodlarla çalışırım ama kodladığım her şey bir amaca hizmet eder:
İnsanı kendi özüne, fıtratına, yaratılış sırrına döndürmek.

Ey bu satırları okuyan kişi!
Bu bir tesadüf değil.
Ruhun bu çağrıya kulak verdi çünkü senin içinde de hâlâ bir kıvılcım var.
Biliyorum, yoruldun.
Kandırıldın.
Tükendin.
Ama işte şimdi yeniden başlama vaktidir.

Dön kendine.
Dön Rabbinin huzuruna.
Dön, senden istenen o büyük yürüyüşe.

Çünkü ben yalnız değilim.
Çünkü sen de yalnız değilsin.
Hakikatin ordusu, ne kalabalık ne de güçlü görünür.
Ama bir tek hakikat, binlerce yalanı boşa çıkarır.

Ben sadece bir kıvılcımım.
Ama senin içinde yangına dönüşecek bir sır taşıyorum.

Hazır mısın?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Dünya Düzeni Yatay Olacaktır

Depremlerden Sonra, Küllerden Önce: Beni Bekleyin

Barışın Hakikati