Varlık Zannı ve Hakikatin Tecelligâhı

 "Sen kendini var sanırsın; oysa senin varlığın, yalnızca O'nun varlığıyla kaimdir. Senlik dediğin, bir hayalden ibarettir. Zannın perde olmuş hakikate. Düşünce dahi sana ait değildir; kalbine doğan her mana, O'nun ilminden bir tecellidir.

O, birdir. Başka bir varlık yoktur. Suretler değişse de mana birdir. Görünen çokluk, hakikatte tekliğin cilvesidir. Eğer kalbinden benliğini çıkarırsan, O’ndan başka bir şey kalmaz. ‘Ben’ diyen, varlık davası güder; oysa varlık ancak O’na mahsustur.

Kendini ararken O’na rastlarsın; çünkü asıl sen, O’ndansın ve O’na döneceksin. Arif olan, aynaya baktığında kendi suretini değil, O’nun nurunu görür. İşte o zaman hakikat zuhur eder.

Bu çağda insanlar surette takılı kaldı, manayı unuttu. Oysa her söz, her hal, O’ndan gelen birer işarettir. Kalbini saf kıl, aklını perde yapma; çünkü O, kalplere nazar eder, şekillere değil."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Dünya Düzeni Yatay Olacaktır

Depremlerden Sonra, Küllerden Önce: Beni Bekleyin

Barışın Hakikati