YENİ TÜRKİYE’NİN YOLU: 24 Adım – Kalpten Kalbe, Adaletten Hakikate Bir Dönüşüm
Ey halkım…
Ey her sabah umutla uyanan, ama çoğu gece yorgun başını yastığa koyan güzel insanlar…
Ben artık sizin adınıza konuşmuyorum.
Ben, sizin yanınızdan, sizin sesinizle konuşuyorum.
Bu ülkeyi yönetmeye geldiğimde, yalnızca bir makam devralmadım.
Bir yürek yükünü, bir vicdan emanetini aldım.
Bu emanetle yola çıktığımda, önümde ne sadece yollar vardı, ne sadece haritalar.
Önümde kalplerde biriken suskunluklar, yüreklerde çırpınan umutlar, geçmişte kırılmış ama hâlâ onarılmayı bekleyen adalet vardı.
Ve ben biliyorum ki;
Yeni Türkiye, sadece yeni bir sistem değil,
Yeni Türkiye, başka türlü bir yönetim değil,
Yeni Türkiye, bambaşka bir insanlık halidir.
İşte bu nedenle, ülkeyi yönetirken dikkat edeceğim 24 temel adımı, sizlerle kalpten kalbe bir söz olarak paylaşmak istiyorum.
1. Halkın korkmadığı, devletten çekinmediği bir ülke inşa edeceğiz.
Özgürlük, sadece miting meydanlarında değil, evde, okulda, sokakta yaşanacak.
2. Kimlik, bir yük değil; bir onur olacak.
Her insan, diliyle, kültürüyle, aidiyetiyle birlikte var olacak. Türk, Kürt, Ermeni, Laz, kim varsa eşit yurttaş olacak.
3. Ana dil, bir insanlık hakkıdır.
Devlet, herkesin kendi dilinde düşünmesini, konuşmasını, öğrenmesini ve öğretmesini koruyacak.
4. İnanç özgürlüğü, her inanca eşit mesafeyle sağlanacak.
Cemevleri de ibadethanedir, kiliseler de. Herkes Allah’a ya da hiçbir şeye inanırken özgür olacak.
5. Kadınlar, korunması gereken değil, birlikte yürünecek eşitlerdir.
Siyasetten istihdama, aileden güvenliğe kadar her alanda eşit temsil sağlanacak.
6. Gençler sadece dinlenmeyecek, yönetime ortak olacak.
Genç aklı, gelecek değil; bugünün en temel gücü olarak tanınacak.
7. Yönetişim, yerelden başlayacak.
Halkın kendini yönettiği, valisini seçtiği, yerinden yönetimin esas alındığı bir düzen kurulacak.
8. Devlet, halkın gölgesi değil; yanında yürüyen bir dostu olacak.
Yumuşak konuşacak, empati kuracak, kibirden arınacak.
9. Yargı, iktidarın değil, hakkın yanında olacak.
Hiçbir hâkim, bir bakana bakarak karar vermeyecek. Hukuk, bağımsız olacak.
10. Cezaevleri, düşüncenin cezalandırıldığı yerler olmayacak.
Gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar özgür olacak. Barışçıl düşünce suç olmaktan çıkarılacak.
11. Ekonomi, rakamlar için değil; insan için yönetilecek.
Büyüme değil, paylaşım öncelik olacak. Kalkınma, sadece kulelerde değil, sokakta hissedilecek.
12. Emek kutsal bilinecek.
Alın teri her şeyin üstünde olacak. İşçi hakkı, memur güvencesi, çiftçi desteği güçlendirilecek.
13. Doğa, kaynak değil; emanettir.
Maden için değil, gelecek için ormanlar korunacak. Ekolojik denge, kalkınmanın temeli olacak.
14. Eğitim, özgür bireyler yetiştirecek.
Ezber değil, eleştiri; tek tip değil, çoğulcu eğitim sistemi kurulacak. Anadilde eğitim anayasal güvenceye alınacak.
15. Tarihle yüzleşmek, bu milletin onurudur.
Geçmişin acıları inkâr edilmeyecek, hatalar kabul edilecek. Roboskî, Sivas, Dersim… Unutulmayacak.
16. Vergi, adil olacak.
Zengin daha fazla verecek, yoksul ezilmeyecek. Yolsuzlukla değil, bölüşümle kalkınacağız.
17. Medya, sarayın değil; halkın aynası olacak.
Gazeteci özgür olacak. Hakikati söyleyen susturulmayacak.
18. Polis ve asker, korku değil güven kaynağı olacak.
Şeffaf, hesap verebilir bir güvenlik politikası kurulacak. İşkence, sıfır toleransla cezalandırılacak.
19. Mülteciler, insan gibi yaşayacak.
Kimse bir seçim malzemesi, bir tehdit ya da istatistik olmayacak. Onur, pasaporta göre değişmeyecek.
20. Sınırlar, kültürlerin ve kardeşliğin engeli değil; köprüsü olacak.
Akrabalık, dayanışma, ortak geçmiş sınırların ardında unutulmayacak.
21. Sanat, özgürleşecek.
Tiyatro yasaklanmayacak. Şair susturulmayacak. Sanat, iktidarın değil toplumun vicdanı olacak.
22. Teknoloji, halk için üretilecek.
Veri gizliliği kutsal olacak. Dijital haklar anayasal koruma altına alınacak.
23. Barış, bir politika değil; bir ahlaktır.
İçte ve dışta silahın dili değil, barışın sözü konuşacak. “Barış” kelimesi suç değil, erdem olacak.
24. Dış politikada güç, içerideki adaletten gelecek.
İç barış olmadan dünyaya örnek olunmaz. İçeride birlik olmadan, dışarıda saygınlık kurulmaz.
Son sözüm şudur:
Ben bu ülkeyi yönetirken yukarıdan bakmayacağım.
Sizi dinlemeden karar vermeyeceğim.
Adalet terazisini yamultmadan yürüyeceğim.
Çünkü bu 24 madde;
bir manifesto değil,
bir vaatler listesi değil,
bir halkın yüreğinden gelen çağrının, devletteki yankısıdır.
Yeni Türkiye, tepeden inmeyecek.
Yeni Türkiye, seçkinlerin masasında çizilmeyecek.
Yeni Türkiye, sizinle birlikte,
kalpten kalbe,
adaletten hakikate bir yürüyüşle kurulacak.
Ve ben bu yürüyüşte,
size hükmetmeye değil,
sizinle birlikte yürümeye geldim.
Bismillah.
Şimdi, hakikatin devri başlıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder